Konuk, İso Genel Kurulu`nda Konuştu

Pankobirlik ve Konya Şeker A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk, Londra`da gerçekleştirilen ve kısa adı ISO (International Sugar Organisation) olan Uluslararası Şeker Örgütü`nün yıllık toplantısında genel kurula hitaben yaptığı konuşmada, "Türkiye istatistiki verilerden ibaret değildir. Türkiye, AB`ye mana katacak derinlikte bir ülkedir" dedi.<br>

07.05.2014 16:35, 6 yıl önce eklendi.
Konuk, İso Genel Kurulu`nda Konuştu
<p>ISO`ya üye 85 ülkenin sektör temsilcileri ile uluslararası kurum ve kuruluşların diplomat ve temsilcilerinin de takip ettiği ve 423 delege ile birlikte 600`ün üzerinde katılımcıya hitaben konuşan Recep Konuk, Türkiye şeker sektörünün geleceğini, AB süreci ve Türkiye`nin önündeki diğer seçenekleri de dikkate alarak değerlendirdi. Konuk, Türkiye`nin AB üyesi olma konusunda samimiyetini ispatladığını ifade ederek, “Dünya dengeleri ve ihtiva ettiği anlam bakımından Türkiye, istatistiki verilerden ibaret değildir. Küresel dünyanın, iktisadi refah adası olma hedefini çoktan geride bırakmış Avrupa için, Türkiye bu birliğe mana katacak derinlikte bir ülkedir” dedi. <br /><br> Konuk, son yıllarda, sağlık sorunları ve obezite ile ilgili kaygılar nedeniyle geleneksel şekerler dışındaki tatlandırıcı pazarının daraldığını belirterek, “Türkiye`de de pazar bu eğilimde. Özellikle içecek sanayinde sıvı şeker kullanımı yaygınlaştı, tatlandırıcı ithalatı 2008`e göre üçte bir oranında daraldı. Yapılan yasal düzenlemeler tatlandırıcı kullanımının azalması konusunda etkili oldu” dedi. <br /><br> Konuşmasında, Türkiye`nin dünyanın 15`inci büyük ekonomisi ve tarım sektöründe de dünyada 8`inci sırada olduğunu vurgulayan Konuk, IMF ve Dünya Bankası`nın hazırladığı raporlara göre küresel krize rağmen Türkiye`nin büyüyen ekonomilerden biri olduğunu hatırlatarak, “Artan nüfusu ile birlikte, kişi başına gelirini de arttıran Türkiye`de, pazar henüz doymamıştır. Sektörün geleceği açısından bu önemlidir. Türkiye 2023 yılında, gelişmiş ilk on ekonomiden biri olmayı hedefliyor. Türkiye`de şeker pancarı üreticilerinin tarım sektörünün geneline ve şeker sanayisinin de sanayinin bütününe göre ekstra sorunları yok” dedi. <br /><br> İLAÇ SANAYİ İÇİN ÖZEL ŞEKER <br /><br> Dünyanın 4`üncü, AB ülkelerine göre 3`üncü büyük pancar şekeri üreticisi Türkiye`de, 323.756 hektar alanda şeker pancarı tarımı yapılmakta olduğunu kaydeden Recep Konuk, “Yıllık 17,3 milyon tonluk üretim, 188 bin üretici tarafından gerçekleştirilmektedir. Ortalama arazi büyüklüğü 1,72 hektar, pancardaki şeker oranı yüzde 17,67`dir. Konya Şeker Fabrikası hinterlandında hektara şeker verimi ortalaması 9,7 tondur. Sektörün ithalatı da ihracatı da sınırlıdır. Yıllık 3-4 bin ton düzeyinde ithal edilen pancar şekeri yakın zamana kadar ülkede üretilemeyen özel amaçlı (ilaç sanayinde kullanılan) şekerdir; ancak, bu ithalat kaleminin önümüzdeki yıllarda sıfırlanacağını tahmin ediyoruz. Çünkü Konya Şeker, o standartlara haiz şekeri üretti ve pazara sundu. 2009 yılı itibarıyla, yaklaşık 618 milyar dolar büyüklüğündeki GSYH içinde, pancar şekeri sektörünün payı 4,8 milyar dolardır ve oluşturduğu katma değerin 1 milyar dolar civarında olduğu hesaplanmaktadır. Sektörün en önemli gündem maddesi özelleştirmedir. Önemi, özelleştirilecek fabrikaların iktisadi büyüklüğünden ve sonuçlarının önemli bir nüfusu etkileyecek olmasından kaynaklanmaktadır. Biz, bu fabrikaların, üreticilerin ve çalışanların da içinde olacağı bir modelle özelleştirilmesinden ve her fabrikanın mutlak surette üretime devamının sağlanmasından yanayız. Bu çerçevede hükümetimizle sağlıklı bir diyalogumuz var” şeklinde konuştu. <br /><br> KONYA ŞEKER MODELİ; ÜRETİCİ ODAKLI DİKEY VE YATAY BÜYÜME <br /><br> Başkan Konuk şöyle devam etti: “Belirsizliklerle dolu pek çok konunun değişik senaryoları gündeme getirdiği sektörde, gelecek açısından en önemli hususlardan birisi şirketlerin geliştirdiği veya geliştireceği tedbirlerdir. Bunun, Türkiye`de sektörün geleceği açısından önemli olduğunu ifade etmek istiyorum. Bu çerçevede de Konya Şeker örneğini sizlerle paylaşmak istiyorum. Biz, değişik senaryolara göre pozisyon elastikiyetini şimdiden oluşturma gayretindeyiz. Bunun için yaptığımız ve yapacağımız yatırımlar var. Karşımıza çıkabilecek bazı olumsuzlukları dikkate aldık. Risk ve fırsat senaryoları geliştirdik. Ana faaliyet konumuzda üretimde sürekliliği teminat altına alacak ve onu destekleyecek üretim alanlarına doğru genişledik. Biz Konya Şeker olarak, bu stratejileri, bir üretici kooperatifinin şirketi olarak ve onların diğer tarımsal üretimlerini de desteklemek amacıyla, üretici odaklı zenginleştirdik. Bizim modelimizin birinci önceliği, üretimde sürekliliktir. Bunu gerçekleştirmek için hem üretim altyapısına, hem münavebe ürünlerin değerlendirilmesine, hem de üretimi etkileyen çevre şartlarının üretici lehine etkilenmesi için sosyal sorumluluk projelerine yatırım yaptık. Bunlardan biri, tohum üretim ve işleme tesisidir. Üretici ortaklarımızın, şeker pancarı ekmediği yıllarda, ürettiği münavebe ürünlerin değerlendirilmesi için de yatırımlar yapıyoruz. Bunlardan biri, Dondurulmuş Parmak Patates Üretim Tesisi`dir. Bir diğer yatırımımız ise Damla Sulama Sistemleri Üretim Tesisi`dir. Bu tesisi, suyun tasarruflu kullanımı, topraktaki tuzlanma ile mücadele ve üreticinin sistemi ucuza mal ederek kullanabilmesi için kurduk. Sonuç, beklediğimizden de başarılı oldu. Kullanım yaygınlaştı, sulama ve gübre maliyetleri düştü ve bir etkisi daha oldu; Tuz Gölü, su tutmaya başladı. Bir diğer faaliyetimiz ise ağaçlandırmadır. Ağaçlandırma çalışmalarımızda öncelikli hedefimizi, Konya nüfusu kadar fidanı toprakla buluşturmak olarak belirledik. 5 yıl gibi bir sürede hedefimizin 2,5 katını gerçekleştirerek yaklaşık 5 milyon ağaç ektik. Hedefimizi revize ederek, Türkiye Nüfusu Kadar Fidanı Toprakla Buluşturma” hedefini önümüze koyduk. Konya Şeker, ağaçlandırma çalışmalarında, ağaçlandırılacak saha olarak Konya Kapalı Havzası`nın tamamını seçmiştir. Bunun nedeni ise kapalı havzanın ekolojik şartlarının ve ikliminin bütünlük arz etmesidir. Biz ağaçlandırma ile son yıllarda somut etkilerini hissettiren ve tarımsal üretim aleyhine değişen çevre şartlarını tekrar üretici lehine çevirmeyi amaçladık. İlk sonuçlarını da almaya başladık; ağaçlar sayesinde oluşan doğal iklimleme, verime yansımaya başladı. Bir sonucunu daha aldık; ekolojik hayat canlandı. Süne ile biyolojik mücadelede de beklenmedik bir başarı elde ettik. Türkiye pazarında en iddialı markalardan biri olmayı hedefleyerek çikolata üretimine adım attık. Türkiye`nin geleneksel şekerli mamullerinden lokum ve helva üretimine başladık. Başka ürünlerimiz de oldu; sert şeker ve şekerli mamüller üretimini de gerçekleştirirken, portföyümüzü, gofret, bisküvi ve sütlü mamüllere doğru genişletme, hatta şekerin kullanıldığı hemen her ürünü üretme konusunda, projeler geliştiriyoruz. Amacımızı tekrar vurgulamak istiyorum, bunlar bizim ana faaliyet konumuzun sigortalarıdır.” <br /><br> ANGUS`TA HEDEF, 50 BİNLİK ÇİFTLİK <br /><br> Bir diğer stratejilerinin, yan sektörlere doğru genişleme olduğunu ifade eden Başkan Recep Konuk şunları kaydetti: "Bu, hammaddenin her aşamasının fiyatlanması açısından önemlidir. Bunlardan biri, biyoetanol üretimidir. Tesisimiz, Türkiye kurulu kapasitesinin yarısından fazlasına karşılık gelmektedir. Bu yatırımın iki amacı vardır: Birincisi, şekerin üretiminden sonra kalan yan ürünün fiyatlanmasını sağlamak ve ekonomik değerini arttırmak; İkincisi, enerji tarımına adım atarak, tarımsal üretim hacmini arttırmaktır. Yan sektörlere doğru genişlediğimiz bir diğer alan da yem üretimi ve hayvancılıktır. Biz hem şeker sanayinin yan ürünü küspeyi, hem de üretici ortaklarımızın münavebe ürünlerini yem rasyonlarında kullanan, Türkiye`nin en büyük üretim kapasitesine sahip tesisini kurduk. O tesisin doğal uzantısı olarak da hayvancılığa adım attık ve et hayvancılığına yönelik olarak 50 bin büyükbaşa ulaşacak bir Angus Çiftliği Projesi`ni hayata geçirdik. Bunun devamı olarak da bir yıl sonra Et-Süt Entegre Tesisi`ni devreye sokacağız. Her yeni alan bir diğerini destekliyor ve ana faaliyet konumuzu muhafaza altına alacak istinat duvarları, surlar oluşturuyoruz.” <br /><br> SEKTÖRÜN GELECEÐİNE İNANIYOR, GELECEÐE YATIRIM YAPIYORUZ <br /><br> Türkiye`de şeker sektörünün geleceğine inanan, o geleceğe yatırım yapan bir şirket oldukları belirten Başkan Recep Konuk, "İç ve dış belirsizlikler, inancımızı ve yatırım iştahımızı etkilemiyor. Üretim ana fikrinden sapmadan, olumlu ve olumsuz senaryoları dikkate alan bir öngörü ve alternatif politika zenginliğini oluşturması halinde, Türkiye`de sektörün geleceğinin bugünkünden de parlak olacağını söyleyebilirim. Bu tespit, hem AB genişleme sürecine dahil olmuş Türkiye için, hem de başka alternatifleri değerlendirmeye almış Türkiye için geçerlidir. Türkiye, dünyanın en hızlı gelişen ülkelerinden biridir ve şeker sektörü de o gelişen dinamik ekonominin bir parçasıdır. Bu dinamik süreç, genişleme sürecine dahil olabilirse, yaşlı Avrupa`ya da dinamizm katacak, olmazsa kendi mecrasını kendisi oluşturacaktır. Bizde bir söz vardır; su akar, yatağını bulur. Türkiye`nin hem şeker sektörü, hem de ekonomisi, akan ve debisi gittikçe artan bir akarsu gibidir” diye konuştu. <br /><br> Konuşması sektör temsilcileri tarafından ilgi ile takip edilen ve konuşması sonrası ağırlıklı olarak Türkiye`nin AB üyeliği konusunda yöneltilen soruları cevaplandıran Recep Konuk, ISO`nun Şubat ayında ABD`de gerçekleştireceği toplantıya da konuşmacı olarak davet edildi.</p>
Anahtar Kelimeler: recep konuk

Yorum yap



Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış!

Diğer haberler



Anket

Yükleniyor...

Söz Sizde!

NAMAZ VAKİTLERİ

Sosyal Platformlarda

Rss Bağlantıları

Sistem


İmer yayın organı


Bu web sitesi tamamen özgür yazılım araçları kullanılarak sanater tarafından yapılıp, yayınlanmaktadır. Konya havadan çekim, Dinar Sürücü Kursu, Konyada Tadilat