Hayalleri Gerçeğe Dönüştüren Adam: Recep KONUK

Gerçekleşmesi hayal gibi görülenleri gerçekleştirerek, bırakın Türkiye`yi tüm dünyanın dikkatini çeken Recep Konuk, orta ve uzun vadede hedeflerinin ÇOK ÜRETMEK, DAHA ÇOK ÜRETMEK`` olduğunu söylüyor. Pancar şekeri üretiminden dondurulmuş gıdadan, enerjiye, tohumculuktan, çikolata ve şekerlemeye, hayvancılıktan sulama sistemlerine kadar bir çok alanda hayalleri gerçek yapan Recep Konuk`un nihai hedefi ise ‘` Konya Ovasında üretilen herşeyi işleyebilecek, üreticinin bölgeye uygun ve piyasanın ihtiyaç duyduğu yeni ürünleri talep garantili şekilde üretmesini sağlayacak bir sanayi altyapısını oluşturmak``

07.05.2014 16:35, 6 yıl önce eklendi.
Hayalleri Gerçeğe Dönüştüren Adam: Recep KONUK

Recep KONUK, ‘ ’Ülkemizde pancar şekeri üretiminin yaklaşık dörtte birini gerçekleştiriyoruz. Ancak biz dondurulmuş gıdadan, enerjiye, tohumculuktan, çikolata ve şekerlemeye, hayvancılıktan sulama sistemleri üretimine ve pazarlamaya kadar uzanan bir sektör genişliğine sahibiz. Biz bir üretici kooperatifi iştirakiyiz ve üretmek için, üretime teminat oluşturmak gayesiyle üreticiler tarafından kurulduk. Bu gayemizde değişiklik yok ve orta, uzun hangi vadeyi sorarsanız sorun hedefimiz aynıdır; daha çok üretmek, daha çok ürettirmek ’ ’

Pankobirlik Genel Başkanı, AB Holding ve Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Üreticiden aldığı güçle bırakın Konya ’yı, bırakın Türkiye ’yi dünyaya damgasını vuran Recep Konuk diyor ki; ‘ ’ Bizim nihai iddiamız şudur, Konya Ovasında üretilen herşeyi işleyebilecek, üreticinin bölgeye uygun ve piyasanın ihtiyaç duyduğu yeni ürünleri talep garantili şekilde üretmesini sağlayacak bir sanayi altyapısını oluşturmak. Her ürüne ve bütün üreticilerimize Konya Şeker şemsiyesi altında yer açmak gayretindeyiz ve bu gayret neticeye ulaştığında hedefimize ulaşmış olacağız. Onun dışında devam eden ya da başlayacak çok sayıda projemiz mevcuttur ancak hepsi bu nihai hedefin teferruatlarıdır ’ ’



Türkiye ekonomisinde önemli yere sahipsiniz. Konya Şeker ’in bugüne geliş öyküsünü kısaca dinleyebilir miyiz?

Konya Şeker İstanbul Sanayi Odasının her yıl yayınladığı ve üretimden satışlara göre oluşturduğu Türkiye ’nin sanayi devleri sıralamasında 36 ’ncı sıradadır ve son yıllarda da bu sıralamada istikrarlı bir şekilde üst sıralara doğru tırmanmaktadır. Bunu şunun için söylüyorum, bu bir sonuçtur ve bugünün fotoğrafını yansıtmaktadır. Bu fotoğrafın başka detayları da vardır. Mesela ilk 50 ’deki tek kooperatif şirketidir Konya Şeker. 25 fabrikalı Türk Şeker ’i bir kenara ayırırsak bu listedeki en büyük tarımsal sanayi kuruluşudur ve yine sanayi kuruluşlarının altyapı ve ticaret lojistiği avantajları nedeniyle kümelendiği belli başlı bölge ve illerin dışında Anadolu sanayisinin en büyük kuruluşudur. Rakamların izah edemeyeceği başka detaylar da mevcuttur. Mesela Konya Şeker adından hareketle sadece Şeker Fabrikası olarak algılanabilir. Elbette bizim ana faaliyet konumuz şeker üretimidir ve biz iki fabrikamızla bizim dışımızda 31 fabrikanın daha üretim faaliyeti gerçekleştirdiği ülkemizde pancar şekeri üretiminin yaklaşık dörtte birini gerçekleştiriyoruz. Ancak biz dondurulmuş gıdadan, enerjiye, tohumculuktan, çikolata ve şekerlemeye, hayvancılıktan sulama sistemleri üretimine ve pazarlamaya kadar uzanan bir sektör genişliğine sahibiz. Bu ticari faaliyet alanı dışında ise Türkiye nüfusu kadar fidanı toprakla buluşturma iddiası ile yürüttüğümüz ve 4,5 milyon fidanı toprakla buluşturduğumuz Türkiye ’nin en büyük ve kimsenin yanına bile yaklaşamayacağı ağaçlandırma faaliyetini yürütüyoruz, hayvancılık için model projeleri uygulamaya geçiriyoruz. Bu Konya Şeker ’in hem üretim hem de sosyal sorumluluk faaliyetlerinin ulaştığı noktanın bugünkü resmidir ve bu resmin büyük bir etki alanı vardır. Bu faaliyetler bütününün şekillendirdiği ve teminat altına aldığı üretim zinciri. Bu üretim zincirinin bir ucunda sanayi üretimi diğer ucunda tarımsal üretim, dolayısıyla da üretici vardır. Bu tesisler etki alanı itibarıyla on binlerce üreticinin ekonomik faaliyetinin teminatıdır.

Size mevcudu anlatarak başladım. Bunun sebebi şudur, bu bir süreç, dünü olan, yarını da olacak bir süreç ve bu süreç 1952 ’de bizzat üreticinin girişimci olarak rol üstlenmesiyle başlamıştır. Konya Şeker ’in kurulması, özel ve özellikli bir girişimdir. Özeldir çünkü çiftçi bundan 58 yıl önce çağının ilerisinde bir adım atmış ve sanayici olarak bizzat kendi geleceğine müdahil olmuştur. Özelliklidir çünkü üretici buğday, arpa gibi geleneksel ürünlerin dışında yeni bir ürünü, ticari bir ürünü üretim desenine katmak ve bu üretimine teminat oluşturmak için sanayi tesisi kurma ihtiyacını hissetmiş ve kooperatif çatısı altında birleşerek Konya Şeker ’i kurma yolunda ilk adımı atmıştır. Konya Şeker üreticilerin topladığı 10 Milyon Lira sermaye ile 1952 yılında kurulmuş, 1953 yılında fabrikanın temeli atılmış ve 1954 yılında da üretime başlamıştır. Yetişmiş eleman sıkıntısı, işletme tecrübesinin olmaması, şeker sektörünün tek elden idare ihtiyacı gibi sebeplerle 1990 ’lı yılların başına kadar Konya Şeker ’in işletmesi kamu tarafından yürütülmüştür. Yani mülkiyeti üretici de kalmak üzere Konya Şeker yaklaşık 40 yıl Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. tarafından idare edilmiştir. Sonrasında kamuya verilen tedvir yetkisi kaldırılmış ve mülkiyetine sahip oldukları fabrikayı bizzat üreticiler işletmeye başlamıştır. Bu vesileyle bir konuyu da aydınlatalım Konya Şeker ’in tarihinde özelleştirme yoktur. Konya Şeker bizzat üretici girişimi sonucu inşa edilmiş ve uzunca bir süre devletleştirilen işletme hakkı üreticiye yaklaşık 40 yılın sonunda iade edilmiştir. 2000 ’li yıllara kadar geçen süre de bu yeni duruma alışma ve adaptasyon dönemidir ve Konya Şeker ’in 2000 ’li yıllara gelindiğinde elindeki üretim tesisleri ilk ivmeyi veren ancak rehabilite edilmesi gereken bir şeker fabrikası, kapasitesi bugün için düşük kalan bir yem fabrikası ve SEK özelleştirmesi sonucu üretici ortakların hayvancılık faaliyetini desteklemek için alınan bir süt fabrikası iştirakinden ibarettir.

Son on yıllık süreçte ise ilk önce 1954 yılında işletmeye alınan şeker fabrikası hızlı bir rehabilitasyon sürecinden geçirilerek yeni teknolojilerle donatılmış ve üretimdeki kayıp ve kaçakların önüne geçen yatırımlarla bu fabrikanın tasarruftan -ki bu hesaplamalarımıza göre 10 yıllık süre zarfında yaklaşık 183 Milyon Dolardır- yeni yatırımlara kaynak oluşturması sağlanmıştır. Bu iç dinamiklerin keşfedilmesi ve harekete geçirilmesi ile oluşturulan sağlam finansal kaynakla da 2003 yılından itibaren yeni yatırımlar gerçekleştirilmeye başlanmıştır. İlk hayata geçirilen proje 2004 yılında üretime başlayan Çumra Şeker Fabrikası ve Entegre Tesisidir. Bu yeniden tesisleşme hamlesinin başladığı 2004 yılından bu yana da Sıvı Şeker, Şekerli Mamuller ve Sert Şeker, Çikolata, Arı Yemi, Biyoetanol Üretim Tesisleri, Buharlı Küspe Kurutma Tesisi, Yem fabrikası, Damla Sulama Sistemleri Üretim Tesisi, dondurulmuş parmak patates üretimi yapan Seydibey Tarım Ürünleri İşleme Tesisi ve Tohumluk Üretim ve İşleme Tesisi işletmeye alınmış, 50 bin baş kapasiteye ulaşması hedeflenen Angus Çiftliği kurulmuş, bununla bağlantılı Et ve Süt Entegre Tesisinin inşasına başlanmış, Biyogazdan Elektrik üretimine yönelik proje hazırlıkları tamamlanmıştır. Konya Şeker ’in son 10 yılda gerçekleştirdiği yatırımların tutarı yaklaşık 600 Milyon Dolardır ve bugün Konya Şeker ’in cirosu 892 Milyon Liraya, Sermayesi ise 470 Milyon Liraya ulaşmıştır. Üreticiden toplanan 10 Milyon Lira Sermaye ile kurulan bir fabrikanın ulaştığı sonuçtur bu. O fabrikanın hedeflediği amaca hizmet eden ve ondan doğan 18 üretim tesisi vardır bugün ve üreticinin evinin nafakasından tasarruf ederek topladığı 10 Milyon Lira bu sürece ilk can suyunu vermiştir. İlk sözlerime dönersek belli ve uzun bir süre stabil kalan durum artık değişmiştir ve özellikle son on yılda Konya Şeker ’in ulaştığı mevcut durum dinamik bir süreçtir ve canlı bir organizma gibi büyümektedir, gelişmektedir, gelişecektir.

Sektörün önde gelen şirketlerinden birisiniz. Bu başarı nasıl geldi? Şirketinizin başarıya ulaşmasında kırılma noktaları nelerdi?

Biraz önce de detaylı şekilde izah ettiğim süreçten de açıkça görüleceği gibi, bizim şirketimiz açısından kırılma noktalarının birincisi üreticinin girişimci olarak bizzat üretim yapmak ve üretimini teminat almak amacıyla sanayi tesisi kurma kararı vermesidir. Bu girişimcilik önemlidir, Konya Şeker ’in mülkiyetinin üreticiye ait olması bu yeni yatırımların gerçekleştirilmesi için zemin oluşturmuştur. Mesela benzer bir gelişim trendini yani sektör genişlemesini ve yatırım zenginliğini, kuruluş açısından aynı süreci yaşadığımız birkaç örnek dışında maalesef başka sektör ve işletmelerde göremiyoruz. İkinci kırılma noktası fabrikanın üretime başlaması ile birlikte işletmesinin kamu tarafından yapılmasıdır. Her ne kadar fabrikamız bu süreçte kapasite artışı ve yenileme yatırımları dışında bir gelişim trendi gösterememişse de ayakta kalmayı başarmıştır. Bir dipnot bilgisi olarak şunu söylemeliyim, mesela Uşak Şeker Fabrikası 1926 ’da üretime başlamıştır ve fabrika Şeker Sanayinde temeli atılan ilk fabrikadır. Sermayesinin tamamını da üretici toplamıştır. Ancak üretime başlamasından 3 yıl sonra tecrübesizliğin sebep olduğu aksaklıklar ve işletme sermayesinde yaşanan sıkıntılar sonucu devletleştirilmiştir. Biz bu süreci yaşamadık. Mülkiyet bizde kaldı ve hem tecrübe kazandık hem de Türkiye sektörde yetişmiş eleman sayısını arttırdı, tüm bunlara ilave olarak da Konya Şeker ’in kurumsal kimliği ve geleneği oluştu. Yani bu kamu işletmeciliği süreci bizim tecrübe ve birikimimize katkı yaptı. Üçüncü kırılma noktası elbette Konya Şeker ’in yönetim hakkının asli sahiplerine yani üreticilere geçmesidir ve bu süreçteki en büyük avantajımız da kamu işletmeciliğinin bilinen dezavantajlarını ortadan kaldıracak bir yeniden yapılanma sürecini başarıyla tamamlamamızdır. Dördüncü ve son kırılma noktası ise demokratik katılımın üst düzeyde olduğu Konya Şeker ’de üreticinin kamudan devraldığı şirketinin maceraya sürüklenmesine izin vermemesidir. Bu sıraladığım kırılma noktaları Konya Şekerin başarı rotasıdır aynı zamanda. Yani doğru atılan ilk adım, geniş kitlelerin refahını amaçlayan bir hedef, biriken tecrübe ve tüm bunları ana eksenine oturtup çağdaş bir şirket yönetimi modelinin katılımcı bir metotla hayata geçirilmesi. Bunlara ilave olarak şunu özellikle söylemem gerekir, Konya Şeker üretmek için, üretime teminat olması için kurulmuştur ve bugün de o gayeyi daha geniş yorumlayarak ihtiyaç olan ve ihtiyaç duyulan alanlara yatırım yapmadaki tercih isabeti nedeniyle başarılı olmaktadır. Konya Şeker ’in sanayi başarısının temelinde üretici ortakların projeleri sahiplenerek tarımsal üretim ayağında da şirket ile paralel hareket etmeleri en önemli etkenlerden biridir. Bu da projelerin karar sürecine üretici ortakların da dahil olmasının sonucudur. Konya Şeker ’de fikirden uygulamaya yatırım süreci şöyle işlemektedir; her projenin tarlaya doğrudan ve dolaylı etkisi hesaplanır, şirketin insan kaynağı ve üretim kabiliyetleri açısından proje objektif bir değerlendirmeye tabi tutulur, sektör ve pazar itibarıyla ekonomik başarısı değerlendirilir ve sağlam finans kaynağı bulunduktan sonra üretici ortakların onayıyla uygulama aşamasına geçilir. Bir şeyi daha söylemem gerekir, Konya Şeker ’in gündemini hayali güzel ancak sonu belirsiz projeler meşgul etmez. Yani şunu söylemek istiyorum, karar süreçleri, yatırım süreçleri üç aşağı beş yukarı her şirket için hemen hemen aynıdır, ancak başarı için neyi nasıl yapacağınız kadar neleri yapmamanız gerektiği önemlidir. Konya Şeker ’in başarısının altında da isabetli attığı adımlar kadar önemli olan husus, zamanını ve parasını boşa harcamamasıdır.

Türkiye ekonomisi özellikle son 10 yılda ciddi bir ivme kazandı. Bu başarıda dünyayla rekabet edebilen şirketlerimizin rolü çok büyük. Şirketin tarihsel gelişimini göz önüne aldığınızda büyüme ivmenizin en yüksek olduğu dönem hangisiydi?

Dünyaya açılan ve bu açılmanın getirdiği sıkıntılara ve yükselen şikâyetlere rağmen küresel ekonomik sistemde rekabetçi yapısını güçlendirerek yer edinen bir Türkiye ekonomisi. Bu trend ve rekabetçi yapının güçlendirilmesi zorunluluğu bizim gelişim dinamiğimizin de ana eksenini oluşturmaktadır. Konya Şeker küresel ekonomik sistemin temel dinamiklerini ilk kavrayan şirketlerden biridir. O dinamikleri kavradığı içinde üretim yapılanmasından, ürün geliştirmeye kadar birçok alanda rekabetçi yapısını güçlendirmek için adım atmıştır. Ürünün sıfır atıkla işlenmesi ve her aşamasının fiyatlandırılması, inovatif ürünlerin geliştirilmesi, sıvı şeker gibi yeni ve yenilikçi ürünlerin geliştirilmesi, çikolata, şekerleme gibi katma değerli mamul ürün üretimi hep bu yeni süreçte Konya Şeker ’in kendisine oluşturduğu pozisyonun sonuçlarıdır. Ve tesisleşmeden daha önemli olanın ise bu trendlere göre şirketin önlem geliştirmesi ve pozisyon almaya başlaması bence önemlidir ve başarı bu fikri dönüşüme bağlıdır. O açıdan değerlendirdiğimizde Konya Şeker açısından bu rekabetçi yapının yol haritasının çizildiği ve küresel ekonomik sisteme rekabetçi bir yapıyla entegre olmasını sağlayan projelerin oluşturulduğu 2000-2003 dönemi fikri verimliliğin en üst seviyede olduğu dönemdir ve bugün de devam eden, sürekli gelişen proje ve fikri zenginliğimiz o dönemin sonucudur. 2004-2010 dönemi ise tesisleşme ile öne çıkan ve her yılı bir diğeri kadar başarılı yıllardır ve her yılın büyüme rakamları bir diğeri ile yarışmaktadır. Tesisleşme ve bilançoda son altı yıl farklı görünebilir ancak ben fikri büyümemezi sağlayan ilk dört yılı bu süreçten ayıramam ve en etkili büyüme dönemimizle ilgili şunu söyleyebilirim; Konya Şeker, dönem karlılığında %53.832, cirosunda % 1.708, öz kaynaklarında % 8.631, sermayesinde % 13.650 büyüme gerçekleştirdi son 10 yılda ve bu yüksek büyüme dönemi sonlanmadı devam ediyor, devam edecek.

İnsan kaynaklarında olmazsa olmazlarınız neler?

En başta şunu söylemek istiyorum, biz bir kooperatif şirketiyiz yani binlerce ortağımız var ve bu ortakların tamamı da istihdam sorununun had safhada hissedildiği kırsal nüfus. Şimdi bu durumda ne beklersiniz, istihdam ilkelerimizden taviz sonucunu doğuracak torpil ve iltimas taleplerinin Konya Şeker üzerinde bir baskı oluşturmasını değil mi? Ancak bizde bunun böyle olmasına müsaade etmedik, kararlı davrandık ve artık herkesçe de benimsendi. Sebebi şu birincisi bizim adama iş değil işe adam prensibini tavizsiz uygulama kararlılığımız kabul gördü ve bunun işletme başarısının ilk şartı olduğu ortaklarımızca da kabul edildi. Çünkü biz elde ettiğimiz işletme başarısının sonuçları itibarıyla sağladığımız doğrudan istihdamdan kat be kat fazlasını tarımsal üretim ayağında sağlıyoruz. O nedenle de kimse bizim işin niteliklerine göre istihdam politikamızı artık zorlamıyor. Artık ortaklarımızca da benimsenip, desteklenen insan kaynakları politikamızın bizce olmazsa olmazlarını bu çerçevede şöyle tarif edebilirim; bir liyakat yani yetkinlik ve yeterlilik, iki sürekli eğitim, üç işe kabul ve yükselmede adalet ve hakkaniyet. Bunun sonucu oluşan personel yapımız ise şudur, özel eğitim gerektirmeyen ve genel idari hizmetleri gören ve toplam istihdamımız içinde yaklaşık %5 ’e karşılık gelen personelimiz haricinde personelimizin %95 ’i mesleki açıdan lisans ve yüksek lisans, ön lisans eğitimi almış ya da Meslek Lisesi mezunu olmuş çalışanlarımızdan oluşmaktadır. Bu bizim için önemlidir. Çünkü kurduğumuz her tesiste modern ve en yeni teknolojileri tercih ediyoruz. Bunu, içinde bulunduğumuz ekonomik sitemde rekabetçi yapımızı güçlendirmek, kalite ve standartlarıyla fark yaratan ürünler üretmek için yapıyoruz. Bunu yaparken standartlarımızı ve yatırımımızı korumak için ehil ellerle çalışma ilkemizden ve nitelikli bir istihdam politikasından taviz veremeyiz. Bu konuda iddialıyız üretim teknolojisi ve üretim tesisi güvenirliliği açısından da personel kalitesi açısından da Türkiye ’nin en önde gelen şirketlerinden biriyiz. Ve bu bir sonuçtur, nitelik, ehliyet ve liyakati, istihdam politikalarımızın merkezine oturtmamızın ve tavizsiz uygulamamızın sonucudur.

Şirketinizin Türkiye ’deki Orta Ve Uzun Vadeli Hedefleri Nelerdir?

En başta söyledim biz bir üretici kooperatifi iştirakiyiz ve üretmek için, üretime teminat oluşturmak gayesiyle üreticiler tarafından kurulduk. Bu gayemizde değişiklik yok ve orta, uzun hangi vadeyi sorarsanız sorun hedefimiz aynıdır; daha çok üretmek, daha çok ürettirmek. Şöyle anlatayım, bizim üyelerimizin pancar dışında da tarımsal faaliyetleri var. Yani bizim ortaklarımızın asıl işi çiftçilik. Dolayısıyla bizim kooperatifimiz ve onun iştiraklerinin tarıma ve tarımsal üretimin geleceğine yönelik hizmetler yapması, yatırımlar gerçekleştirmesi bir mecburiyet. Yani pancar üretimi ve onun sanayisi dışında da çiftçimizin tarımsal faaliyetlerinin sürmesi, bizim de çiftçimizin o faaliyetlerini yatırımlarımızla desteklemesi gerekiyor. Çünkü bizim kooperatifimiz ve bizim şirketlerimizin temel amacı üretimde sürekliliktir. Tarımsal üretimden, gıdaya, perakende sektöründen, toptan tedarik ürünlere, şarküteri ürünlerden, enerjiye uzanan bir sektör genişliğine sahibiz ve bu üretim yelpazesi de her gün genişliyor ve genişleyecek. Bizim nihai iddiamız şudur, Konya Ovasında üretilen herşeyi işleyebilecek, üreticinin bölgeye uygun ve piyasanın ihtiyaç duyduğu yeni ürünleri talep garantili şekilde üretmesini sağlayacak bir sanayi altyapısını oluşturmak. Her ürüne ve bütün üreticilerimize Konya Şeker şemsiyesi altında yer açmak gayretindeyiz ve bu gayret neticeye ulaştığında hedefimize ulaşmış olacağız. Onun dışında devam eden ya da başlayacak çok sayıda projemiz mevcuttur ancak hepsi bu nihai hedefin teferruatlarıdır.

Anahtar Kelimeler: recep konuk

Yorum yap



Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış!

Diğer haberler



Anket

Yükleniyor...

Söz Sizde!

NAMAZ VAKİTLERİ

Sosyal Platformlarda

Rss Bağlantıları

Sistem


İmer yayın organı


Bu web sitesi tamamen özgür yazılım araçları kullanılarak sanater tarafından yapılıp, yayınlanmaktadır. Konya havadan çekim, Dinar Sürücü Kursu, Konyada Tadilat