Antika Saatler Üç Ortağın Elinde Hayat Buluyor

Konya’da 50 yılı aşkın süredir saat tamirciliği yapan Ahmet Sami Kalaycı ve arkadaşları,

03.02.2019 11:49, 9 ay önce eklendi.
Antika Saatler Üç Ortağın Elinde Hayat Buluyor

Konya’da 50 yılı aşkın süredir saat tamirciliği yapan Ahmet Sami Kalaycı ve arkadaşları, antika saatleri tamir ederek yeniden kullanılabilir hale getiriyor.

Konya’da antika saat tamirciliğinin tek ustası olarak kalan ve 53 yıldır bu işi yapan 68 yaşındaki Ahmet Sami Kalaycı, geride kalan yarım asrın, 50 saniye gibi geçtiğini söyledi. Vaktin çok çabuk geçtiğini belirten Kalaycı, “Şimdi şöyle bir düşünüyorum, kendimi yokluyorum, mesleğe yeni başladığım zamanlar gibi ama aynaya baktığım zaman iş bitiyor işte. Zevk alıyorum çünkü eskiden teknoloji yok iken vatandaş bunu nasıl başardı ya. O kadar güzel yapmışlar ki. Yani ilkel metotlarla diyeyim, şimdikilerden çok güzel. Adam bir demir parçasını saat haline getirmiş. Nasıl yaptı bunu, uğraşarak yaptı, çoğunu belki elle yaptı adam. Onun için eline aldığın zaman onlara baktığında şöyle insan bir keyifleniyor. Bizim öyle ama yeni nesil öyle mi değil mi bilmiyorum. Belki onlar da yeni çıkan pillilerden (pilli saat) büyük zevk alıyorlar. Ben pillilerden zevk almam ama ekmeğimiz, mesleğimiz, gelirse tamir ederiz. Eskiden fabrikada yaparken nasıl yapıyorduk biliyor musun? Ben saat imal ediyorum, yapıyorum, siz bakıyorsunuz ona, ben bundan daha güzel nasıl yaparım, daha garantili nasıl yaparım, daha sağlam nasıl yaparım, oymuş. Ama o yok şimdi. Fabrikadan çıktımı eyvallah. Kaliteli saatler var çok güzel de vatandaşın gücü yetmez onlara da" dedi.

 

"Bizim çocukluk dönemimizde saat çok kıymetliydi, çalışan bir kişinin saat alabilmesi için bir maaşını vermesi lazımdı"

Kalaycı, çocukluk dönemlerinde çalışan bir kişinin saat alabilmesi için bir maaşını vermesi gerektiğini söyleyerek, "Şimdi gençler de maşallah güzel alıyor, 3-5 sene kullanıyor, atıyor, bir daha alıyor. Biz ilkokulu bitirdik saati öyle gördük. Şimdi ilkokul bire, ikiye giden çocuk saat kullanıyor. Olsun, kullansın ama bizim çocukluk dönemimizde saat çok kıymetliydi. İyi bilirim, çalışan bir kişinin saat alabilmesi için bir maaşını vermesi lazımdı. Tabii daha düşük saatler de var da normal güzel kullanılabilir bir saat alayım deseydi, mesela bilirim ilk ustamın bir arkadaşı vardı 220 lira maaş alırdı. Düşünebiliyor musun? Saat zaten 250-300 lira. Kıymetliydi, millet de güzel kullanıyordu. Şimdi yok, ayakaltına düştü, millet güzel kullanmıyor. Antika saatlere ilgi sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde var. Şimdi maşallah gençler bilinçli. Eskiyi, güzel eline alıyor, kaliteye bakıyor, yapıma bakıyor, şimdikine bakıyor, ondan zevk almıyor. Eski güzel olduğu için, işçilik güzel olduğu için, hakikaten güzel" diye konuştu.

Tamir ettiği en eski saatin 1500 yılında yapılmış bir duvar saati olduğunu kaydeden Kalaycı, “Yelkovan yok, sadece akrep var saatte. Zaman dilimini hesap et bakayım. O zaman uçak mı vardı, tren mi vardı, otobüs mü kalkacak diye sorun yok. Sadece akrep var saatte. 1 saatlik zaman dilimi, onu da dörde bölmüş onu bileceksin” şeklinde konuştu.

 

“Bu işin hastaları pek çok”

Çıraklık zamanından beri yaklaşık 50 senedir Ahmet ustayla bu meslekte olduğunu ifade eden 65 yaşındaki Mustafa Aksever ise, antika saatlerle hastalık derecesinde ilgilenen bireylerin olduğunun altını çizdi. Aksever, “50 senedir uğraşıyoruz. Eskiden olduğu gibi, usta, çırak, kalfa usulüyle başladık, bu zamana kadar geldik. Antika saat olarak zaten Türkiye çapında bir tek bu dükkan kaldı diyebilirim. Ustalar da benden önce başladılar, zaman zaman bizde antikalarla burada yapıyoruz ufak tefek. Devamlı uğraştığımız zaten antika saat, bizde yeni saat yok. Çalışanların hep ellerinde mekanik saatler var yani, pilli saatler yok. Bu işin hastaları pek çok. Yani nasıl bir kuş hastası var, kanarya hastaları var, bu saatlerin de hastaları var böyle. Adam paraya kıyıyor, alıyor. Antika hastası adam. Koleksiyon yapanlar var. 50, 100 tane saati var cebinde” ifadelerini kullandı.

Asıl mesleği çiftçilik olan ve antika saat tamirciliğine hobi olarak yaklaşık 15-20 yıl önce başlayan ve hâlâ devam ettiren 54 yaşındaki Hüseyin Karayeli de, “Ben çiftçiyim. Kışın boş kaldığım zamanlar, ustamın yani eniştem olur, onun yanında yardım amaçlı hem vakit geçiriyorum, boş zamanlarımı değerlendiriyorum. Merak üzerine başladım, devam ediyoruz” diye konuştu.

Anahtar Kelimeler: KonyaAntikaSaat

Yorum yap



Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış!

Diğer haberler

Yazarlar



Anket

Yükleniyor...

Söz Sizde!

NAMAZ VAKİTLERİ

Sosyal Platformlarda

Rss Bağlantıları

Sistem


İmer yayın organı


Bu web sitesi tamamen özgür yazılım araçları kullanılarak sanater tarafından yapılıp, yayınlanmaktadır. Konya havadan çekim Dinar Sürücü Kursu