Karabulut Seçimde öğretim görevleri hür iradelerini kullanmalıdır
Selçuk Üniversitesi Rektör Adayı Prof Dr. Ahmet kağan Karabulut Gönül isterdi ki bu yarış normal şartlarda, öğretim üyelerinin hür iradelerini kullanabildikleri, üzerlerinde herhangi bir baskı, zorlama, rahatsız etme süreçleri olmadan devam eden, gerçekten demokratik bir süreç olarak yaşanabilsin.dedi
24 Kasım 2011 günü yapılacak olan Selçuk Üniversitesi Rektörlük seçimine az bir süre kala rektör adayları çalışmalarını yoğunlaştırdı. Rektör adayı Prof Dr. Ahmet Kağan karabulut, yaptığı yazılı açıklamasında akademisyenlere seslendi. “Uzun süredir devam etmekte olduğumuz Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü için yapılacak olan aday belirleme seçim yolculuğunun son aşamasına yaklaşmış bulunuyoruz.
Gönül isterdi ki bu yarış normal şartlarda, öğretim üyelerinin hür iradelerini kullanabildikleri, üzerlerinde herhangi bir baskı, zorlama, rahatsız etme süreçleri olmadan devam eden, gerçekten demokratik bir süreç olarak yaşanabilsin.
Zaten verilen oyların direkt olarak sonucu belirleyemediği, öğretim üyelerinin tercihlerinin iki aşamada daha elekten geçirildiği bu süreçte; aynı odayı, aynı koridoru, kısacası aynı hayatı paylaşan ve seçimden sonra da her gün yüz yüze bakacak, birbirinin acısını ve sevincini paylaşacak olan öğretim üyelerimizin, bu gerçeğin bilincinde olarak hareket etmesi, kalp kırmaması, gönül incitmemesi en büyük dileğimizdir.
Bizler toplumun örnek aldığı, öğrencilerine, araştırma görevlilerine rol-model olma sorumluluğunu kuşanmış bireyler olarak, asla kırgınlıklara, küskünlüklere yol açacak davranışlarda bulunmamalıyız kanaatindeyim. Rektörlük makamı sadece bir hizmet makamı olup, rektörlük seçimleri de bir ölüm kalım meselesi değildir. Selçuk Üniversitesi’nin sağduyulu akademisyenlerinin öğretim üyelerinin iradesine ipotek koyacak tarzdaki her türlü yönlendirmelere, tezviratlara, baskılara, incitici ve pragmatist davranışlara prim vermeyeceğine inanıyorum.
Sonuç olarak, hepimiz bir hizmet yolunda yürüyoruz. Bu süreç asli mesleğimiz olan akademik hayatımızın sadece bir bölümünü teşkil etmektedir. Tüm aday arkadaşlarımızla insani ilişkilerimiz olması gereken nezaket ve nezafet ölçülerinde devam etmektedir.
Bu yolda, daha yolda yürürken dahi kazanmak veya kaybetmek kendi elimizdedir. Akademisyenlere ve akademisyenliğe yakışır üslubu benimseyenler yolda ve sonuçta kazananlardan olacaklardır.
Sonucu çok da belirleyici olmayan bir seçimin kazanılması veya kaybedilmesinden, dostlukların ve arkadaşlıkların kaybedilmemesi çok daha önemlidir.
Selçuk Üniversitesi rektörlük makamında üniversitemizin ve bu milletin hizmetkârlığına talip bir arkadaşınız olarak, gerçekten kazanmanın; doğru olduğuna inandığı, en adaletli, en hakkaniyetli, liyakate en fazla değer veren, kul hakkı konusunda yüreği titreyen bir adayı tercih etmeden geçtiğini bir kez daha dikkate almanızı diler, hepimizin gerçek kazananlardan olması temennisi ile değerli öğretim üyelerimize sevgi ve saygılarımı sunarım.