Askon başkanlar kurulu toplantısı yapıldı
ASKON'un IX. Başkanlar Kurulu Toplantısı İstanbul Ottoman's Life Otel'de gerçekleştirildi.
Anadolu’da bulunan Adana, Burdur, Bursa, Denizli, Konya, Rize, Samsun, Trabzon, Adıyaman, Kocaeli, Ankara şube başkanları ve Yönetim Kurulu üyeleri ile ASKON Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyelerinin katılımıyla yapılan toplantıda dünyada ve ülkemizde yaşanan ekonomik gelişmeler ele alındı. Yapılan değerlendirmeler sonunda şu hususlara dikkat çekildi:
2012’de AB bölgesinde çok ciddi bir durgunluk olacağı beklenmektedir. Bu beklentinin gerçekleşmesi bizim için son derece önemli riskler anlamına gelmektedir.
Dövizin ve faizlerin yükselmesi ekonomimize ve özellikle reel sektöre önemli yükler getirmiştir, getirmeye de devam edecektir.
Çin üretiminin fazla olması küresel anlamda bir mal sıkıntısının yaşanmasına engel olmuştur. Ancak durumun aynı kıvamda devam etmesi beklenmemektedir.
Genel olarak bakıldığında 27 dönem süren büyüme dönemini küresel likidite akışı destekledi. Bu durum aynı zamanda iç tasarrufa yönelmemek sonucunu doğurdu. Ancak iç tasarruf açığı önümüzdeki dönemin kaynak sorunu tehlikesi olarak karşımızda durmaktadır.
Dövizlerin yükselmesi ve likiditenin bulunamaması ithalatı engelleyecektir. İthalata dayalı olarak yürüyen büyümemiz de yavaşlama olacaktır. Bu da bizim için ciddi bir ekonomik sorun anlamına gelmektedir.
AB pazarının resesyona girmesi bizim açımızdan da ciddi bir ihracat azalması sonucu doğuracaktır. İhracatımızın azalması, bize işsizlik, üretim kaybı ve finans sorunu olarak yansıyacaktır.
Önümüzdeki dönem dış kaynak sorunu yaşama riskimiz bulunmaktadır. Bunun ilk işaretini 3. Köprü ihalesinde görmüş olduk. Bu aynı zamanda 2012’nin geneli için de beklenen gelişmeler için ilk sinyaldir.
Şimdiye kadar gelen büyümeyi sürdürebilmek için daha fazla cari açık vermek zorunda kaldık. Yeni dönem için aynı risk vardır.
İleri teknoloji üretim ve ihracatında gelişme beklendiği gibi olmuyor. Ülkemizim asıl olarak yönelmesi gereken bu alanda daha yüksek performansa ihtiyaç bulunmaktadır. Gelişme asıl hedeflere ters olmuştur.
Hane halkı üzerindeki borç yükünün artması AB tarzı bir kriz biriktirme sinyali vermektedir. Bu duruma dikkat etmek gerekir. Hükümet iç tasarrufları artırmanın yoluna girmek için özel tedbirler peşinde, ancak risklerin iyi irdelenmesi gerekir.
Ara mal üretimini belirli ölçeklerde gerçekleştiremediğimiz sürece ekonomik dengelerimizi kuramayacağız ve koruyamayacağız.
2012’ye bakarken AB ve ABD’nin tekrar parasal genişlemeye gitme kararı vermesi senaryosuna göre durum bize daha iyi yansıyacaktır. Dış kaynak girişi olacak, Yüksek büyüme gerçekleşecek, Enflasyon ve Faizler düşecek ve ancak cari açık yine artacaktır.
Aynı düzlemde eğer parasal genişleme olmaz ise, Cari açık azalacak, enflasyon düşecek, ancak işsizlik artacaktır. Hükümet likidite sıkıntısını gidermek iç tasarrufu teşvik etmek için özel çalışmalar yapacak gibi görünüyor. (bireysel sigortacılık vs.) bu senaryo devreye girerse büyüme yavaşlayacak ve faizlerin de yükselmesi söz konusu olacaktır.
Döviz geliri olmayanların dövizle borçlanması ciddi risktir. Döviz bol olmaz ise altın fiyatları yükselecektir. Borçlanma yapılırken bu takiplerin iyi yapılması ve ona göre karar verilmesi önem arz edecektir.
Ay sonunda açıklanması beklenen teşvik sisteminin şimdiye kadar yapılanların eksiğini giderecek şekilde olması son derece önemlidir. Bölgelere teşvikler yanında, odak sektörlerle ilgili teşvik düzeni kurulması ülkemizin rekabetçi üstünlüğünü desteklemek anlamında stratejik bir değere sahiptir.
Toplantı sonunda Genel Başkan Mustafa KOCA yapmış olduğu değerlendirmede; “ASKON’un yol gösterici misyonunun bu senede devam edeceğini, Türkiye ekonomisinin gidişatı ile ilgili bir rapor hazırlanacağını ve bu raporun en kısa zamanda kamuoyuna açıklanacağını” belirtti.