35 yaşında bitiyor
Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Kültegin Ögel'e göre, evli olan kadın ya da erkekte 35-40 yaşlarına geldiği zaman yaşadığı aşk ve sevgi azalıyor. Bu yaşlarda hayatın durgunluk kazandığını söyleyen Öğel, para ve gücün bu yaşlarda mutluluk vermediğini anlattı.
Hedeflerin önemli bir kısmına bu dönemde ulaşıldığını anlatan Ögel, şöyle konuştu: "Şimdi sıra eksikliklerin giderilmesindedir. 35 -40 yaş arası özellikle duygusal alandaki eksikliklerin giderilmeye çalışıldığı dönemdir. Para, güç ve başka şeyler olsa da, sevgi eksik kalmış olabilir. Böyle bir eksiklik varsa ve çocuk bu yoksunluğu giderecekse, bu yaş çocuk sahibi olmak için ideal olabilir."

Evlendikten sonra ideal baba olma yaşının değiştiğini de söyleyen Ögel, bazı insanların kariyer basamaklarını hızla tırmanmayı hedeflediklerini ve ekonomik gücünü pekiştirmeye çalıştığını, bu sebeple de baba olmak istemediğini belirtti. Ögel, yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Modern çağın olumsuz getirisi olan yoğun koşuşturma da cabası. Hal böyle olunca, bebeklerin en çok ihtiyaç duydukları zaman ve ilgiye yeterince zaman kalmayabiliyor." Aslında baba olmanın belirgin bir zamanı olmadığını belirten Ögel, sözlerine şöyle devam etti: "Toplumsal olarak değişebildiği gibi, kişiden kişiye de değişebiliyor. Günümüzde aslolan kişinin ruhsal yaşı. Diyelim ki erkeğin bulunduğu yaş öyle bir relatif noktadır ki nereye yakın olduğunu bilmek mümkün değildir. Kimi zaman bir genç, bir yaşlıdan ölüme daha yakındır. Bazen bir genç için yaşanmışlar, bir yaşlı için yaşanacaklar kadar önem arz eder. Bu durum göz önüne alındığında erkeklerin çocuğa kimi zaman yirmisinde, kimi zaman ellisinde hazır olduğunu söylemek
mümkündür."

Yaş gruplarında oluşan duyguları da anlatan Ögel, 20-35 yaş grubunda erkeklerin genellikle hedeflerin peşinde koştuğunu, kariyerde üst noktalara gelmeyi, arabaya sahip olmayı ve gücü elde etmeye uğraştıklarını söyledi. Öğel, "Bu hedeflerden arasında çocuk sahibi olmak da varsa, o zaman bu yaşlar çocuk sahibi olmak için iyi yaş olarak kabul edilebilir. 35-40 yaş grubunda, hayat stabilite kazanır.Hedeflerin önemli bir kısmına ulaşılmış olur. Şimdi sıra eksikliklerin giderilmesindedir" dedi.

35 -40 yaş arası özellikle duygusal alandaki eksikliklerin giderilmeye çalışıldığı dönem olduğunu anlatan Ögel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Para, güç ve başka şeyler olsa da, sevgi eksik kalmış olabilir. Böyle bir eksiklik varsa ve çocuk bu yoksunluğu giderecekse, bu yaş çocuk sahibi olmak için ideal olabilir. 40-45 yaş grubunda 'Aman Allah. Ben ne yaptım' veya 'Eyvah gençlik treni kaçtı' kaygılarının yaşandığı yaşları oluşturur. Bu yaş grubundaki erkekler koşturmaktan yaşayamadıklarını düşünmeye başlar. Eğer eksik kalan ve yaşanmamış şey çocuk ise, o zaman bu yaş çocuk yapmak için ideal olabilir. Çocuk yapmanın yaşı değil, hazır olma duygusu vardır."

Kişinin kendisini hazır hissetmediği bir sırada baba olmasını da değerlendiren Ögel, şöyle konuştu: "Aslında zamansız olan şeyler de bazen zamanlıdır. Belki zamansız olmuştur ama hiçbir sorun oluşturmaz ve her şey yolunda gider. Belki bize göre zamanı değildir ama aslında tam zamanıdır. Bu sebeple zamansız dediğimiz şeylerin gerçekten zamansız olup olmadığını zaman gösterir. Ön yargılı yaklaşmak ise sorun teşkil eder. Gerçekten kişi baba olmaya hazır değilse, o kişiyi bekleyen eksiklik duygusudur. Hem hayatını ve planladıklarını tam olarak gerçekleştirememek hem de babalığı tam yapamamak. Eksiklik duygusu da zaman içinde suçluluk duygusuna veya öfkeye dönüşebilir."


Yorumlar

Kategorideki Diğer Haberler

  • » İşte cinselliğin düşmanı
  • » 400 bin sağlıkçıya müjde
  • » Haberal'dan başkent konya hastanesi'ne kutlama
  • » Bir çok hastalığın sebebi o
  • » Sağlık çalışanlarına 'öfkeli hasta yakını' eğitimi
  • » Dr. Gürkan Sert, konuştu.
  • » Talha Koçak, Artık Yürüyebilecek
  • » "İzleme ve değerlendirme sürüyor"
  • » Selçuk'tan 50 tıbbi bitki
  • » 'Can boğazdan gelmiyor'
  • » Selçuklu Tıp'ta Obeziteye Çare
  • » 1-7 nisan kanserle savaş haftası
  • » Stres fıtık ediyor
  • » E-reçete dönemi başlıyor
  • » Ameliyatsız Müdahale
  • » Selçuklu Tıp'ta Başarılı Operasyon
  • » Kol Tansiyonunuzu Biliyorsunuz, Ya Göz Tansiyonunuzu?
  • » Sarışınlar dikkat!
  • » Hekimlere Yasal Sorumlulukları Anlatılacak
  • » "Mükemmel sağlık fikri, stres sebebi"
  • » 18. diyabet güncelleme ve olgu tartışma toplantısı konya'da yapıldı
  • » konya'da kontakt lens eğitim semineri
  • » Estetiğin şampiyonu
  • » Olgun ' Sağlık çalışanlarının sorunları çözülmelidir
  • » Soğuklar kalp krizini tetikliyor
  • » 5 Çocuğa Başarılı Müdahale
  • » 'Başbakan dinleniyor'
  • » Sırada onlar var
  • » Kırık kalplerde 'kriz' tehlikesi
  • » Sağlıkta şiddet ve hakaret kabul edilemez
  • » Şen, 'konya'nın gözü olmak istiyoruz
  • » İlaç krizi uyarısı
  • » Normal hayata dönmeye başladı
  • » Nefes darlığınız mı var?
  • » Gözünüzü kaşımayın
  • » Gözlük tarih mi oluyor?
  • » Eklem kireçlenmesine dikkat
  • » İnsan beyni 45'inde 'çöküş dönemine giriyor'
  • » Ayaklarımız büyüyor
  • » Göz Doktorları Konya'da Buluştu
  • » Konya'da ayak detoksu (ion) hizmetinizde
  • » Hastaneye gidecekler dikkat!
  • » Doktorlar greve gidiyor
  • » 35 yaşında bitiyor
  • » Kolesterol' de rant mı var
  • » Kolesterol ilaçları tartışması
  • » Teknisyenlere Seminer
  • » 'Mükemmel Kadın' imajı sağlığı bozuyor
  • » Sofra tuzundan farkı yok
  • » Numune hastanesinden ücretsiz kan şekeri ölçümü
  • Röportajlar
    Künye