
AK Parti İl Başkanlığı binasında basın toplantısı düzenleyen Kabak, "Daha önce 12 Eylül'de referandum akşamı istifamı genel merkeze iletmiştim. İstifam genel merkez tarafından cuma günü kabul edildi. İstifa ettiğim günden beri sözümü tutmamış olmak beni rahatsız ediyordu. İstifa etmiş olmam ve sözümün yerine gelmesi açısından çok önemli. Bana mutluluk verdi" dedi.
Basın toplantısının başında üç ay önce yapılan 12 Eylül referandumundan önce bir toplantıda "İzmir'de yüzde 51'den fazla evet oyu çıkmazsa görevimden istifa ederim" dediğini hatırlatan Kabak, o günden sonra istifasını sözlü olarak genel merkeze ilettiğini ancak o gün herhangi bir işlemin yapılmadığını söyledi. Yaklaşık olarak üç aydan beri il başkanlığı görevini yürüten Kabak, geçen Cuma genel merkezin kendisine istifasını yazılı olarak vermesini tebliğ ettiklerini söyledi.
Kendisiyle ilgili olarak neden istifasının kabul edildiğini bilmediğini ifade eden Kabak, "Partim ile sorunum olmaması nedeniyle il başkanlığı görevine değerlendirme sonucunu beklemek üzere devam ettim. Değerlendirme sürecinde ayrıca bir gelişme oldu. Genel merkezde benimle ilgili bazı iddiaların gittiği söylendi o konuyla ilgili de ayrı bir değerlendirme, araştırma yapıldı. Bütün bu değerlendirmeler cuma günü itibariyle sona ermiş durumda. Benden istifa beyanımın kabul edildiği ve aynı zamanda da istifa beklendiği söylendi. Bu nedenle istifamın referandumdaki sözüm üzerine mi yoksa bu iddialar üzerine mi olduğunu bilmiyorum. Bana da açıklanmadı. Sadece yeniden değerlendirme yapılacağı ve yapılandırma olacağı söylendi" dedi.
Genel merkez tarafından kendisine İl teşkilatında yeniden bir yapılandırma olacağını ifade edildiğini belirten Kabak "İstifa ile AK Parti ile bağlantımız bitmiyor. Partime bağlılığım, partili olarak çalışmalarım aynı kararlılıkla devam edecektir. 18 ay boyunca il başkanlığı yaptım, sizler de çok yakından takip ettiniz. Geriye dönüp baktığımda yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymuyorum. Bugün geriye baktığımda aynı sözleri söyleyeceğimden eminim. O nedenle bir pişmanlık duymuyorum. Bütün görevlerimde partimi temsil etmek, partiyi İzmir'de büyütmek konularında yoğunlaştı. Bu görevlerden biri de partiyi birlik içinde tutmak, siyasetin doğasında olan parti içi meseleleri basın önünde konuşmamak vardı. Bunu da hassasiyetle takip ettim" dedi.
Sadece Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erdem ile görüştüğünü belirten Kabak "Genel başkan ile görüşmedim. Önümüzdeki günlerde ne olacağını bilmiyorum. Gelecekle ilgili bir şey söylemek doğru olmaz. Kırgınlık kesinlikle yok. En ufak bir kırgınlığım söz konusu değil Mevlam neylerse güzel eyler. Bir başka sevincim iktidar partisinin İzmir il başkanlığını yapmak onuru da bize bir miras olarak kaldı. Eğer o görev sırasında biraz iyilik yapabildiysek veya bazı kötülükleri engellediysek en büyük kazancımız o olacaktır. Genel seçimlerde aday oyup olmayacağımı bilmiyorum. Geleceği ancak Allah bilir. Ne olacağını bilmiyorum. Görev sürem içinde hep İzmir'in lehine eser verilsin mücadelesi yaptım. AK Parti'nin İzmir'de birinci olmaması için hiçbir sebep görmüyorum. Eğer biz Bursa'da, Kocaeli'de birinci oluyorsak İzmir'de de olabiliriz. Referandum sonrasında da ben bunu gördüm. AK Parti'ye uzak duran bir çok insanın AK Parti'ye yakınlaştırdığını gördüm. Bu nedenle genel seçimlerde ben umutluyum AK Parti olarak birinci parti olabiliriz" dedi.
"Eğer 'Hayır' oyları 'Evet'lerden' fazla çıkarsa istifa ederim sözünün il başkanlığının en önemli cümlelerinden birisi olduğunun altını çizen Kabak "Bence doğru bir cümleydi. İl başkanı olarak onu söylemem gerekiyordu. En bir pişmanlığım yok. Yine söylerim" diye konuştu.
HEYECANI SİNERJİE DÖNDÜRMEK İSTİYORUZ
Ömür Kabak ile ilgili soruşturmaya katılan müfettişler arasında yer alan Kütahya eski Milletvekili Abdullah Cantimur ile birlikte basın mensuplarının karşısına geçen Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erdem, Kabak'ın istifasını referandumun hemen ardından kendilerine sunduğunu belirterek "Halkoylaması öncesi İl Başkanımız bir istifadan bahsetmişti. Halkoylamasından sonra da bu gündemden düşmedi. Genel merkez olarak değerlendirme yaptık. Ya Ömür Bey'le devam edecektik yada yeniden görev verecektik. Üçüncü şık olarak yeni heyecanı sinerjiye dönüştürebilir miyiz? diye çalışmalar yaptık. Kolay da karar vermedik. 12 Eylül'den bu yana bu kadar zaman geçmesine rağmen bugüne kadar değerlendirme yapmadık. Boş da durmadık. Değerlendirmeyi karar noktasına getirmemiştik. İl başkanımızla paylaştık. Böyle karar alınmasının İzmir için doğru olacağını düşündük.
Biz önce bunu il yönetimi ile paylaştık. İzmir'de yapılanmaya gidiyoruz. İlk defa yapmıyoruz. Aynı çalışma Uşak'ta, Kırıkkale ilimizde var. Bursa'da, Trabzon'da, Tokat'ta, Kayseri'de yaptık. Bunlar siyasetin içinde olağan işlerdir. Yeni bir yapılanma yapacağız. İnanıyorum partimiz karlı çıkacak. Emeği olan arkadaşlarımız önemseriz. Halkoylaması öncesi yaptığı konuşma da teşkilatı motive anlamındaydı. Burada bir takım yıpranmaya da vesile oldu. Biz de 'tamam bunu bir değerlendirelim' dedik. Bundan farklı bir yaklaşımımız yok. Ömür Bey bugün değilse bile yarın teşkilatımızın şu kademesinde bu kademesinde görev yapacak." Erdem, "Tüzük gereği görevi parti için demokrasi hakem kurulu başkanlığı götürür. Çalışacağız, hiçbir isim yok. Bugün geldik. Arkadaşlara kim olmalı diye soruyoruz. İsimlerle gelmedik. İsim ortaya çıktığında görürsünüz, çok uzun süreceğini sanmıyorum. Biraz da Başbakan'ın programına bağlı" dedi.
Hakem Kurulu Başkanlığını yürüten Ali Aşlık ise "Tüzüğe daha bakmadım. Ancak tüzük gereği il başkanlığını yürütmem gerekiyorsa tabii ki görevi yürütürüm" diye konuştu.